Baş Ağrısı nedenleri ve tedavisi

Baş ağrısı insanlığın varoluşundan beri mevcut olan en can sıkıcı sağlık sorunlarındandır. Orta çağlarda şiddetli baş ağrısı çekenlere, kafasının içine kötü ruhların girdiği düşüncesiyle keskin aletler ile kafatasına delikler açarak bu ruhların çıkarılmasına yardımcı olmak sıkça yapılan bir işlemdi.
Bir çoğumuz genellikle baş ağrısını sıradan bir ağrı kesici ile geçiştirmeye çalışırız. Bu amaçla piyasada marketlerde bile satılan birçok ağrı kesiciyi bulmak mümkündür. Kimi zaman kulaktan duyma bilgiler ile zararlı olabilecek yöntemleri denemekten çekinmeyiz.

Toplum olarak düzenli aralıklar ile hekime kontrollere gitme veya sorunlarımızı anında hekime iletme alışkanlığımız maalesef pek gelişmemiştir. Halbuki hastalıkların hepsinde bilinen kural erken teşhis ve tedavidir. Bunun için modern toplumlarda koruyucu hekimlik dediğimiz, henüz hastalık oluşmadan düzenli toplum taramaları ile saptanması ve yakalanılan hastalığa erken safhada müdahale edilmesi ön plandadır. Şunu da unutmamak gerekir ki koruyucu hekimlik en ucuz olanıdır.
Baş ağrısı ile ilgili olarak hiç unutulmaması gereken ilk kural özellikle yeni başlamış, şiddetli baş ağrılarında mutlaka bir nöroloji uzmanına danışılması gerektiğidir. Yeni başlamış (akut) baş ağrıları sıklıkla beyin kanaması gibi bir damar probleminden kaynaklanabilmektedir. Daha önceden sürekli baş ağrısı olan kişiler bile bu baş ağrısının yeni ve farklı olduğunu sıklıkla ifade ederler. Yine baş ağrısına eşlik eden şiddetli bulantı-kusma, bir tarafında kuvvet yada his kaybının varlığı durumlarında da hiç vakit geçirmeden bir sağlık kurumuna müracaat etmek önemlidir. Uzun süredir mevcut olan baş ağrısı kronik baş ağrısı olarak nitelendirilmektedir ve sıklıkla daha iyi karakterde denilebilecek durumlardan kaynaklanmaktadır. Bu grup içerisinde baş ağrılarının da en sık rastlanılan nedeni olan gerilim veya diğer bir deyişle stres baş ağrısı önde gelmektedir. Yine halk arasında yarım baş ağrısı olarak adlandırılan migren baş ağrısı da kronik baş ağrılarındandır. Bu tip baş ağrıları her ne kadar bir tümör yada beyin kanaması gibi korkulacak bir nedenden kaynaklanmasa da sık görülmesi ve yaygın ağrı kesici kullanımına neden oldukları için hem bireysel hem de toplumsal açıdan önem taşımaktadır. Halk arasında yaygın olan yanlış inanç gerek migren gerekse gerilim baş ağrılarının tedavisinin mümkün olmadığı yönündedir. Oysa uygun tedavi ve düzenli kontroller ile bu tip baş ağrıları artık kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Özellikle bu alanda yeni çıkan ilaçlar ile tedavi şansı son derece yüksektir. Bazı kişilerde baş ağrısı bir takım faktörlerden özellikle etkilenmekte ve uyarılabilmektedir. Bunlara örnek olarak günlük stres, kabuklu yemiş, çikolata, deniz ürünleri gibi gıdalar, uykusuzluk, açlık, parlak ışıklar, keskin kokular gösterilebilir. Bu tip faktörlerin olduğu bireylerde bunlardan kaçınma tedavinin vazgeçilmez kurallarındandır.

Sonuç olarak; akut baş ağrısı başka bir hastalığın habercisi olabilmesi nedeniyle ihmal edilmeden erken dönemde uzmana başvurulmalıdır. Sıradan yöntemler ile ağrıyı geçiştirmeye çalışılmamalıdır.

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.